DARBELER DÖNEMİ GERİDE KALDI

Türkiye yaşadığı darbelerden ders almış bir ülkedir. 27 Mayısların, 12 Eylüllerin yaşanmaması hepimizin en temel temennisidir. Siyasete dışarıdan, meşru olmayan yollardan müdahalenin, darbecilik anlayışının büyük bir suç oluşturduğu anlayışı giderek herkes tarafından kabul görmektedir. Türkiye geçmişte yaşadığı darbelerden gerekli dersleri çıkarmış temel hak ve özgürlükleri anayasal güvence altına almış demokratik bir hukuk devletidir. Türk milletinin tarih boyunca Milli kimliğine işlemiş bağımsızlık duygusu hiçbir vesayetin hakim kılınması kabul etmez.

21. yüzyılda hala Türkiye’nin gündeminde darbelerin olması şüphesiz Türk demokrasisi için kaygı veren bir durumdur. Darbelerin gündemimizden çıkması için 30 yıl önce askeri bir darbe sonucu askerler tarafından hazırlanmış 1982 Anayasasının yürürlükten kaldırılması gerekmektedir. Yürürlükteki anayasa kaldırılmadan tam manasıyla darbeci iklimden kurtulmuş sayılmayız. Şüphesiz ki darbelerin panzehiri halkın seçtiği meclisin, halkın iradesine uygun bir sivil anayasa yapmasından geçer. Yapılacak sivil anayasa ile siyaset alanı genişletilmeli darbecilerden hesap sorulabilir hale getirilmelidir.

Türkiye’nin çağdaş demokrasi normlarına geçmesi için toplumsal yapımızı ve siyasal kültürümüzü manipülasyon ve provokasyon gibi etkilere açık olmaktan kurtarmak zorundayız. Bunun için seçilmişler ile ordu arasındaki korku ve kaygı gibi psikolojik duvarların yıkılması gerekmektedir. Bu ortamın oluşması için Türkiye de kurumların yetkilerini belirleyen ve kesin kurallar koyan bir kamusal restorasyon yapılması gerekmektedir.

Ancak bu şekilde Türkiye darbeler kültüründen uzaklaşabilir. Türkiye’nin demokratikleşmesi, hangi siyasal eğilime sahip olursa olsun, tüm unsurların ve tüm siyasal aktörlerin ulusal yaşamımızı kuşatan darbe kültürünü bir kültürsüzlük, bu doğrultuda demokrasiye her bir müdahalenin de erdemsizlik olduğuna ikna edilmesiyle mümkündür. Demokrasi savunuculuğu yaparken sağduyulu olmalıyız. Demokrasiyi savunurken vatanı savunmayı meslek olarak kabul etmiş kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yıpratılmamasına dikkat etmeliyiz. Çürük elmalar her meslekte, her kurumda vardır ve bunlar zamanla ayıklanacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar devam edecektir. Her şeyden önemlisi milletiyle ve tüm kurumlarıyla bütünleşmiş birlik ve beraberlik için bir devlet olmalıyız. Devletin kurumları arasında yaşanan olaylar enerji ve güç kaybıdır.

Son Güncelleme (Perşembe, 29 Nisan 2010 17:35)

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Son Eklenen 5 Haber
Öngel’den asfalt atağı
06:11
article thumbnail Silifke Belediye Başkanı Bayram Ali Öngel, yaz mevsimi nedeniyle devam eden asfaltlama çalışmalarını yerinde inceledi.
Son Yorumlar
Anket
Yeni Tasarımımızı Beğendiniz Mi?
 
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 3 konuk çevrimiçi